Geçirdiğimiz haftanın şarkısı (yani türküsü) da buydu.
Brenna MacCrimmon Kanadalı bir sanatçı. 80'li yıllarda Türk müziği ile tanışıyor ve o zamandan beri Türk müziği çalışıyor. Boston'da da Türk müziği yapanlarla tanışık olduğunu ve Boston'a gelip gittiğini öğrendim.
Evet, yanlış okumadınız başlığı; meğer benim sesim güzelmiş de yıllardır eski bir sandık köşesindeki eşya gibi keşfedilmeyi bekliyormuş. Bunca zaman boşuna "Benim sesim güzel değil ki" diye birşey söylememişim. :))
"Peki şimdi ne oldu da 25'inden sonra öğrendin?" dediğinizi duyar gibi oluyorum. Hemen anlatıyorum: Geçen gün ney üfleyen bir arkadaşım yanında şarkı söyleyip söyleyemeyeceğimi sordu. "Niye bana soruyorsun? Birisi mi söyledi? Nerden çıktı şimdi? Benim sesim güzel değil ki.." derken; kendi kendime mırıldandığım anlardan birinde beni dinleyen başka bir arkadaşımdan duyduğunu öğrendim. İçimden de gizliden solist olma isteği geçiyormuş herhalde ki, "Peki kabul, ama önce deneme yapalım" dedim. Derken provaya başladık ve arkadaş sesimi beğendi. Ben içimden -ve hatta dışımdan- "Hadi canım, bu saatten sonra kimseyi bulamayacaksın diye beğenmiş gibi yapıyorsun değil mi? Tamam nota bilgim var ama sesim güzel değil işte" deyip duruyorum. Beni inandırmak için bir de provayı kaydedip dinledik. İnsanın kendi sesini dışardan duyması ne kadar değişik bir hismiş, sanki ben değilim gibi. Üstelik şarkı söylerken sesim konuşurkenki gibi ciyak ciyak çıkmıyordu, kulağı da tırmalamıyordu. Dinleyeceklere eziyet vermeyeceğime kani olunca itiraz etmedim daha fazla. Bu kabullenişten sonra prova eğlenceli hale gelmeye başladı ve ara ara buluşup arkadaşımdan Türk musikisi dersi almaya karar verdim, sağolsun o da kabul etti.
Bu kadar dert yandıktan sonra söylediğim şarkıyı merak ettiniz değil mi? İşte buyrun:
Hadi kısaca hakkında bilgi de vereyim:
Bestesi Kaptanzade Ali Rıza Bey'e, güftesi Ömer Bedrettin Uşaklı'ya ait hicaz makamında, nim sofyan usulünde bir şarkı. (TRT sunucuları gibi oldu değil mi? :) )
Sözleri:
Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına Ey ufuklar diyorum yolculuk var yarına Ayrılık görünmüşken yar tutmuyor elimden Misafirim bugün ben gurbet akşamlarına
Çalıştığımız diğer şarkı da rahmetli Zeki Müren'den gelsin. (Bunda biraz zorlandım, bu yüzden sadece çalıştık, sonrasında söylemedim.)
Bu eser de bestesi İsmail Dede Efendi'ye, güftesi Enderuni Vasıf Bey'e ait yürük semai usulünde hicaz makamında bir şarkı.
Sözleri:
Ey büt-i nev eda olmuşum müptela Aşıkım ben sana iltifat et bana yar yar İltifat et bana aşıkım ben sana
Gördüğümden beri olmuşum serseri Ben denim ey peri iltifat et bana yar yar İltifat et bana aşıkım ben sana
Çok güzeller değil mi?
Klasiklerin vazgeçilmez olduğunu bir kez daha öğrendim. Sesimden ziyade Türk musikisini yeniden keşfettim galiba. Ne dersiniz? :)